e
sv

İlanı Felsefe

187 Okunma — 03 Mart 2020 20:00
avatar

Adem Yeniçeri

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Zor bir günün ardı sıra gelen düşünme çaresizliğine düşmüştü.

Herkes kadar akıllı olabilirdi, belki de değildi. Aklını gerektiği yerde kullanacak kadar akıllı da sayılırdı. Düşünce sancısına düştüğü andan itibaren aklını kaybediyordu… Kaybedişlerin içine sakladığı aklı aramak mümkün olmuyordu. Onun için bir şiir okuyordu her serzenişin ardından. Çok kısa olmasa da hâlinden hâllice bir vakar uzunluğu vardı. Geçmiş ve gelecek kaygısı taşımaktan gözlerinin altı mosmor… Biliyorum, tabii ki uyumadığı için ama bir insan neden uyumaz? Altı üstü bir hayat, ne kadar zor olabilir ki yaşamak?

Camın kenarında öylece bakıyordu, gördüğü bir şeyi ya da seyrine doyamadığı bir manzarayı izlemiyordu tabii ki. Düşlere dalmıştı, lakin çok uzun sürmedi, biri zili çalıyordu, irkildi. Kapıyı açtığı vakit karşısına çıkan kişi her kimse ben tanımıyordum onu, daha önce eve böyle biri gelmedi çünkü. Söylemek gerek ki bu gelen her kimse bizimkinin yüzünde taşıdığı ölüm sarısını bir anda canlı bir yaşam sarısına döndürdü.

– Hoş̧ geldin.

– Hoş̧ bulduk.

– İçeriye girmeyecek misin?

– Hava çok güzel, dışarıda bir yerde kahve mi içsek?

‘’ Bu söze çok bozuldum. Beni bilinmezliğe bırakıp gidemezsin. ‘’

– Çay demlemiştim.

“Bizimki kedi olalı bir ciğer yemeyi başardı. Nane miydi o? Her neyse, konuşmalara kulak kesilmem gerek. Daha ismi bile geçmedi.”

– O hâlde çay içelim.

– Sen salona geç, ben çayları getireyim.

‘’Çaylar geldi, evi bir sessizlik aldı. Bu benim insanlar arasında en sevmediğim şeydi oysaki. Konuşmayı kim başlatacaktı? İkisi de kıvranıyordu.’’

– Cemre, durgun gibisin!

– Biraz öyleyim. “Yok bir şey mi deseydim?” bilemedim. Ezberletilmiş cümleleri sevmediğimi biliyorsun.

– Hayat çok garip değil mi İbrahim?

– Garip şeyler de garip değil mi Cemre?

              – Soruya soru ile cevap vermek?

– Uzun süredir düşünüyorum.

– Neyi?

– Seni…

– Neden?

– Her nefes alışımda aklıma hep sen geliyorsun uzun süredir. Benim için garip bir olay. Garip şeylerin de garip olması da bundan. Günlerim ölüm anını yaşayan bir ölümlünün film şeridi gibi geçirdiği hayatının, işlediği günahlarının resmini gördüğünde duyduğu hicabı  duyarak ve hissederek geçiyor. Sorguluyordum hayatı, kelimeleri, cümleleri… Şimdi her ne varsa yaşadığım ve ismini koyamadığım günlerimin senden sonrasını hissetmiyorum.

– Aşk mı?

– Bilmiyorum, değil bence.

– “Aşk nedir?” sorusuna hiç̧ girmeyeceğiz değil mi?

– Hayır tabii ki. “Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.” diyor Eflatun.

– Sen beni düşündüğün için mi benimle konuşuyorsun?

– Bu kadar basit bir kuram mı ki?

‘’Ay bayılacağım! Ne kadar sıkıcı!.. Kesin bu kızın da arkadaşı yoktur. Ah İbrahim ah, kendin gibi birini buldun! Felsefe yap. Alkış… Muhteşemsin… Çok farklı oldun şimdi diğer insanlardan.’’

– Düşünceler basittir oysaki, düşündüğün kadar varsın. Düşündüğün şey için varsın.

“Düşündüğümüz şey eyleme geçirirse bizi, ona ulaşabilmek için o bizim putumuz ya da özgürlüğümüz oluyor.”

– Farklı bir bakış açısı. Peki, sen ne düşünüyorsun?

– Cevabı belli.

– Düşünmenin güzelliğini sen de gördüm. Kışın bitimini baharın başlangıcını müjdeleyen toprağa düşen bir cemre gibi ömrüme düştün. Vakit ölüyor Cemre… Ölüm kol geziyor… Şimdi bugün ise yarınımız bu kadar meçhulken eşyayı bir doyum noktası olarak gören insanların sahip olduklarından haz almadıkları, günden güne bilinmezliğe yelken açtığımız dünyada.., Düşündüğüm şeyin eylemine geçiyorum şimdi. Özgürlüğüm olur musun? Sonsuzluğa ulaşmam da bana yol arkadaşı yoldaş olur musun?

İkisinin yüzünde de güller açtı bir anda. Hayatımın ilklerini yaşamıştım bugün. Felsefe ile birbirlerine ilanıaşk ettiler, yoksa ilanıfelsefe mi denmeli? Aradan çok geçmedi, belki üç̧ ay ya da dört ay sonra bu konuşmanın üzerine Filozof İbrahim, Filozofiye Cemre ile evlendi. Dünya tatlısı bir çocukları oldu, ismini Eflatun koydular. Bu hikâyede gökten üç elma düşmedi  ve böyle bitti.

Ben ise hâlen yaslandığım duvardayım.

Sıradaki içerik:

İlanı Felsefe