e
sv

Şiddet

139 Okunma — 25 Mart 2020 14:49
avatar

Alperen Kaya

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

 Şiddet hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde önemli bir halk sağlığı problemidir. Şiddet toplumda önünü alamadığımız birkaç küçük problemden biri. Şiddetin cinsel bir doyum olup olmadığı bile gündemimize geldi bununla ilgili kanıtlanmış birçok araştırma vardır. Şiddet, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, “fiziksel güç veya iktidarın kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçiminde bir başkasına uygulanması sonucunda maruz kalan kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik zarara yol açması ya da açma olasılığı bulunması” durumu olarak tanımlanmaktadır. Peki şiddet sadece fiziksel olarak ya da sadece kadınlara mı olur? Kendi ebeveynlerimize, kardeşimize, arkadaşımıza, Sağlık çalışanlarına, sporda rakip oyuncuya hatta kendi taraftarı olduğumuz takım oyuncuna bile şiddet uygularız.

 Şiddeti sadece fiziksel olarak indirgememeliyiz çünkü şiddeti alt başlıklarına ayırdığımızda fiziksel, ekonomik, duygusal, cinsel olarak ele alıyoruz.

1) Fiziksel şiddet, kaba kuvvet kullanma, itmek, ısırmak, tokat atmak, boğazını sıkmak gibi çeşitli şekilde bireye fiziki olarak zarar veren davranışlardır. Fiziksel şiddet sürecinde bireyin ruh sağlığına etki etmekte kalmayıp, fiziksel olarak görünüşünde ona zarar verdiğimiz zaman zaman onda kalıcı izlere yol açan bir şiddet türüne sebep olabiliriz. Fiziksel şiddet aile içi şiddette sık rastlanan bir durumdur. Bireyler arası anlaşmazlık dolayısıyla birey karşısındaki kişiyi korkutmak için ona zarar vererek hakimiyet kurmak ister. Şiddete bağlı oluşan yaralanmalar tespit edilemezse mağdur istismar edileceği ortamda bırakılmış olur. Aksi durumda şiddete uğrayan bireylerin bu duruma ses çıkarmaması şiddeti kabullenmesiyle daha büyük şiddetlere maruz kalır. Fiziksel şiddeti sadece aile içinde değil birey hayatının her alanında kullanmaktadır. Şiddet sürecinde bireyin hakimiyet kurması için zor kullanması esastır.

2) Cinsel şiddet, kişinin isteği dışında cinsel birliktelikte bulunmak veya zararlı cinsel davranışlara zorlamaktır. Kişiye cinsel bir eşya gibi davranmak ve o kişi üzerinde hakimiyet kurmak istemektir. Cinsel şiddet, beraberinde fiziksel şiddet ve duygusal şiddet ile birlikte görülebilir. Açık bir şekilde cinsel ilgi göstermek, bireyi ilişkiye zorlamak, duygusal baskı kurarak bireyi cinsel birlikteliğe zorlamak, tecavüz etmek, fuhuş için zorlamak para teklif etmek cinsel şiddete girer. Cinsel şiddete maruz kalan kişinin bu olayı defalarca yaşaması kişiyi ağır psikolojik bir travmaya sürükler.

3)Duygusal şiddet, günlük hayatta birbirimize istemeden yaptığımız en yaygın şiddet biçimidir. Duygu ve duygusal ihtiyaçlarımızın karşı tarafta baskı kurarak bireyi etki altına alması için bireye uygulanan şiddet türüdür. Duygusal şiddet uygularken kendi korktuğumuz ve ve yaşanmamasını istediğimiz şeyleri karşıya söylemek onu baskı altına alarak uygulayabiliriz. Duygusal şiddet bütün bireylerde etki yaratabilir. Bireyi lakaplarla çağırmak, bağırıp azarlamak, bireyi toplum içinde küçük düşürecek davranışlarda bulunmak, hâk ve özgürlüklerini kısıtlamak duygusal şiddetin bir parçasıdır. Bireye kurulan cümleler ile onu yetersiz biriymiş gibi hissettirmesi. Duygusal şiddet de bireyin onurunu zedeleyici ve travma yaratabilecek etkiye sahiptir.

4) Ekonomik şiddet, bireyin elinden maddi imkanlarının alınıp onun istek ve arzularını kısıtlaması olarak bırakılmaktadır. Ekonomik kaynakların ve paranın kadın üzerinde bir yaptırım, tehdit ve kontrol aracı olarak düzenli bir şekilde kullanılmasıdır. Ekonomik şiddete örnek olarak ailenin ihtiyaçlarını karşılamamak, onların elinden maddi olanakların alınması ve bireylerin iş hayatına girmesine engel olmak, zaman zaman evi terk ederek arkada oluşabilecek maddi tabloyu üstlenmemek gibi davranışlar sergileyebilir. Bireylere çok kısıtlı harçlık verip bu harçlık karşılığında gerçekleşmemesi mümkün olmayan şeyleri isteyip gerçekleşmeyince tepki göstermek olarak karşımıza çıkar.

Örneğin hayatındaki kritik bir sınava hazırlanan çocuğa, ailesi tarafından sen bu sınavı kazan yeter ki biz gerekirse ek iş yaparız cümlesi bile çocuğun mağrur kaldığı şiddetin bir parçasıdır.

Gündemimize şiddeti almışken bize örnek olabilecek bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Şiddetin tüm dünyada devam ettiğini söylemiştik. Şiddet, illa fiziksel veya cinsel olmak zorunda değil. Psikolojik şiddet ve korunmasız bir ortamda yaşamak zorunda bırakılmak da bir şiddet türü aslında. Bununla ilgili olarak sizlerle bir başarı hikayesini paylaşmak istiyorum. Uyuşturucu bağımlısı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen talihsiz Liz, anne babasının ayrılması ve maddi zorluklar sonucunda parklarda tek başına yaşamaya başladı. Ancak sonrasında New York Gazetesi’nin açtığı bir hikaye yarışmasına katılıp 12 bin dolarlık okul bursunu kazanınca hayatı değişti. Liz Harvard’ta okumaya başladı ve yaptığı motivasyon konuşmalarıyla insanlara ilham verdi. Kendisi gibi birçok kişiye umut olmaya devam ediyor.

Sözün özü şudur; Hayatımızda yaşadığımız ve acı çektiğimiz korktuğumuz başarısızlığımız. Çevremizden ve Ailemizden gördüğümüz Psikolojik Şiddetin tezahürleridir.

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

Şiddet