e
sv

DİL VE MÂHİYETİ

165 Okunma — 31 Mart 2020 12:30
avatar

Bekleme Odası

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Dil,insanın ve insanlığın,kültürün ve medeniyetin örf,âdet,gelenekler gibi temel yapı taşlarını oluşturan ve dâhi bu taşların büyük bir kısmını kapsayan etkendir. Varoluş ve yokluğun âmili dil gibi ulu bir kavram ile bağdaşmıştır. Dil var ve özgür ise medeniyet;yok ve esâret altında ise mahrûmiyet ön plandadır. Diller de canlılar gibi yaşar,büyür ve değişirler normal bir canlıdan ayrıldığı fark ise ölmek, yani yok olmak değil,değişmektir. Dil öylesine ulvî bir mefhumdur ki, ezeliyette dünyâ var olmadan Allah’ın insanlara ve yine ebediyetteki âhirette ki seslenişi dil ile olmuş ve olacaktır. Dile dini ve kutsal açıdan da temas edilecek olursa bu küçük örnek yeterli olacaktır. Devlet,vatan ve millet için bir komutan askerlerine dil ile, âşığın mâşuğa hâlini ifhâm etmesi dil vesilesiyle meydana gelir,bu örnekler artırılabilir. Hâl böyleyken dili sadece ve sadece iletişim aracı olarak görmek onu basit bir seviyeye indirgemek akıl kârı değildir.

Nitekim dil,devlet,kültür,medeniyet hususunda kendini az dâhi mesul gören bir şahıs mânâ itibarıyla değerli olan şu Kırım Atasözünü göz önünde bulundurarak medeniyet refâhının dile de bağlı olduğunu tasdik edebilir. Şöyle ki;”Dilini kaybeden milliyetini kaybeder.” Gerçekten de dilini kaybeden milletin özü kaybolmuş, temel yapı taşlarından birisi çökmüş ve sömürgeci devletlerin emrine râm olmuştur. Dil hususunda asıl dil nedir ? Her konuşulan dil midir ? Buna temas etmek istiyorum.

Asıl Dil Nedir ?

Kelime itibâriyle birden fazla anlamı ihtivâ eden “dil” kelimesi, kullanımına göre bazen gönül, bazen ağızda ki tat almayı sağlayan et parçası, bazen de iletişim aracı olarak kullanılır. Bu kısım da iletişim aracı olan, iletişimden ziyâde bir kültür parçası olan dilin aslı nedir ? Her konuşulan dil midir ? Her ağızdan çıkan kelime,sözcük hakîkî dil midir? Buna değinmek istiyorum.

“Türkçe,ağzımızda anamızdan emdiğimiz süt gibi tâze,saf ve temiz olmalı” (Yahya Kemal Beyatlı) Her ne kadar Türkçe dili üzerinden örnek verilmiş olsa da bu diğer diller için de geçerlidir. Dili bir hezeliyat aracı olarak kullanmak, hakîkatte dili kullanmak değil onu bulunduğu üstün mevkîden ednâ bir mevkîye indirmektir. Anlatmak istediğim mevzuya, kelimeleri isrâf etmek,argo kullanmak,zekâ seviyesi yaşını geçmeyen insanların kendi aralarında kullanmış oldukları küfürlü jargonlar buna örnektir. Bu sözler, her ne kadar insanla insan arasında geçse de, mâhiyetinde yaptığını mârifet sanan lağam fareleri arasında geçmektedir.

Dil nezâhet, nezâket ve titizliği ile gereğince kullanıldığında dildir.

Her dilin kendince getirdiği temiz kurallar dâhilinde sözcükler ağızdan çıktığında,kağıda, yazıya döküldüğünde kültürünün yapı taşlarını oluşturan etkenlerin başında yâkut taşı gibi olan dil gelir.

BİTİRİRKEN Bu küçük ve ilmî açıdan düşük bir yazıyla, dilimizin ve dilin az dâhi olsa öneminden bahsetmek istedim. Çünkü toplumun dile olan saygısı ve bağlılığı günden güne azalmakta. Halbuki insanlar sözlük karıştırmanın, yeni bir kelime öğrenmenin,konuşmalarına dillerinde bulunan ve aynı mânâya gelen farklı kelimeleri katmanın zevkini bilmiyorlar. Zevkten ziyâde dile olan itibarın arttıkça toplumun da refâhının artacağını bilmiyorlar. Ve bundan dolayı dertlenen kültür,dil,gelenek dâvâsına sahip çıkan insan sayısı çok az. Cümlemizin özüne dönmesi,idrâk,irâde ve şuur nasîb olması temennisiyle.

[su_box title=”YAZAR:” style=”default” box_color=”#333333″ title_color=”#FFFFFF” radius=”3″ class=”” id=””] Ahmet Dursun Tamer [/su_box]

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

DİL VE MÂHİYETİ