e
sv

ANDA KARDEŞE VEFA DERNEĞİ GENEL BAŞKANI OKAN TOSUN İLE RÖPORTAJ

1072 Okunma — 23 Nisan 2020 16:58
avatar

Bekleme Odası

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

1-) Bekleme Odası size neyi çağrıştırıyor?

-Heyecan.

2-) Okan Tosun Kimdir ?

– Okan Tosun 44 yaşında, Ankara’da yaşayan ve ticaret ile uğraşan, 1 kız babası, Türk Milliyetçisi.

3-) Öğrenim durumunuz  nedir?

– Lise mezunuyum.

4-)Yurt dışına kaç yaşında çıktınız,seyahatleriniz kurmuş olduğunuz derneğe etkisi oldu mu?

– İlk kez 2010’da Umre sebebiyle çıkmıştım. Gidiş kara yolu ile gerçekleşecekti ve güzergahın ilk ülkesi Suriye idi. O dönemler Suriye’de özgürlük mücadelesinin de ilk dönemleriydi. Hama şehrinden geçerken, Esad yönetimi tarafından, JCB diye adlandırılan iş makinaları ile bazı yerleşim yerlerinin etraflarına hendekler kazılıp, kontrol noktaları oluşturuluyordu. Tabii olarak ileride yapılacak katliamların habercisi olduğunu düşünemiyor insan… Ama alakasız görünse de bedenen şahit olduğum bu manzara, sonralarda verdiğimiz dernek mücadelemizde ve olaya bakış açımda önemli bir yer etmişti…

Mekke ve Medine ziyaretlerimin de hayatımda önemli bir yeri var. Aynı Allah’a ibadet için gelmiş müslümanların sosyoekonomik uçurumları da çok anlaşılır ve kabullenebilir gelmemişti bana. Öyle ki; paylaşımı ve dertle dertlenmeyi emreden bir dinin mensupları olarak, bu olgulardan ne kadar da uzak olduğumuza şahit olmuştum. Bunlar küçük şeyler gibi düşünülebilir ama bilinçaltında biriktikçe dağın tepesinden aşağı yuvarlanan kar topu misali büyüyor. Sonra bir gün, bir ayet mealine denk geldim. Allah Resûlü, Tebük seferi için müslümanları cihâda çağırdığında, türlü bahaneler göstererek mücadelen kaçanlar için indirilmiş bu ayette Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Siz, bundan böyle bir daha benimle cihâda çıkmayacak ve benimle birlikte herhangi bir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz, sefere ilk çağrıldığınızda evinizde oturmayı tercih ettiniz. O halde şimdi de geri kalanlarla birlikte oturmaya devam edin.” (Tevbe 83.)

Sonra birçok şeyi düşünmeye başladım. Yanıbaşımızda birçok insan katlediliyor, dünyanın dört bir yanında insanlar, diğerlerinin aç gözlülüğü sebebiyle çeşitli dramlar yaşıyordu. Bir kararım vardı: Evet ben, benden öncekiler gibi, yukarıda mealini belirttiğim ayetin muhatabı olmak istemiyordum. Ertesi hafta arkadaşlarımla toparladığımız bir miktar yardımı Hatay/Yayladağ’a ve oradan da Suriye’de bulunan Bayır-Bucak bölgesine yani Türkmen Dağı’na götürerek başladık. O gün sadece bir yolculuk ile başlayan seferimizde zamanla resmiyet kazanarak devam etti. Kısaca 1 iken 7, 7 iken 9, 9 iken 40 olduk. Şimdi gönüllü sayımızı sadece tahmin edebiliyoruz. Aktif 2500-2800 arası gönüllümüz mevcut.

5-)Anda’dan anlamamız gereken nedir ? Anda ne demek kısaca bahseder misiniz?

– ANDA Göktürkçe’de and içmiş kardeşler anlamına geliyor. Biz de Tevbe süresi 83. Ayete muhatap olmamak için and içtik. Mazlum coğrafyalara Türk’ün şefkat elini uzatmaya and içtik. Savaşların, açlığın, kargaşanın, fitnenin hüküm sürdüğü coğrafyalara, Anadolu merhametini, şefkatini götürmeye, oralara bizim kültürümüzü mayalamaya and içtik.

6-)Anda insanlığa ne vadediyor ?

-Anadolu’daki birçok anlayış diğer coğrafyalardan farklıdır. Örneğin Anadolu’da, İslam’ın bile diğer coğrafyalardan farklı tezahürü vardır. Ortadoğu’da insanlar Allah’ın gazap sıfatlarıyla insanlarına yön vermeye çalışırken, Anadolu topraklarında Allah’ın rahmet ve merhamet sıfatları tecelli bulmuştur. İnsanlar Ortadoğu’da birbirlerini Allah’ın adıyla cezalandırırken, Anadolu topraklarında şefkat, iyilik vücut bulur. Kısacası dünyada unutulmaya yüz tutmuş ama umudun hâlâ var olduğu birşeyi amaçlıyor ANDA. Anadolu’daki şefkati, merhameti, götürmek istiyor zulüm coğrafyalarına. Karşılığında kardeş olmak istiyor. Bizlere ve bizim öncemizde açık tehdit olan, yanı başımızdaki mihnetli topraklarda kardeşlik yeşersin istiyor. Bizim yaşadığımız tehditleri çocuklarımız yaşamasın diye mücadele ediyor. Karşılığında huzur vaat ediyor …

7-)Siyaset düşünüyor musunuz? Var olan politik yaşam da kendinizi siyasette görüyor musunuz ?

-Siyaset düşünmüyorum. Mizacım da buna çok uygun değil zaten. Benim devletçi bir yapım var. Devletsizliğin ne demek olduğunu gezdiğim coğrafyalarda net bir şekilde gördüm ve görmeye devam ediyorum. Siyaseten yapabileceğim bir şey olmasa da siyasetçilerden hayalperest bir isteğim var . İmkanları oluşabilirse -ki zor olduğunu düşünmüyorum. Savaş hüküm sürmüş, ciddi mağduriyetler yaşanmış coğrafyalarda belli bir süre geçirsinler. İsterdim ki devletsizliğin ne olduğunu anlayabilsinler. Belki o zaman idarecilerimiz daha uyumlu, muhalefetimiz daha bir akılcı olurlardı.

.

8-)Sizi etkileyen ya da örnek aldığınız 3 lider söyleyebilir misiniz ?

– Tarihsel sıralamaları ile;

-Lider olamasa da Şehzade Mustafa.

-Alparslan Türkeş .

-Muhsin Yazıcıoğlu.

9-)Muhsin Yazıcıoğlu ile nasıl tanıştınız ?

– 1991 yılıydı ve ben o dönemler şimdiden çok haşarı bir ortaokul öğrencisiydim. O haşarılığın da bir bedeli vardır: Kötü notlarla dolu bir karne. O dönem sonunda aldığım karnede 7 zayıf gören aile meclisimiz toplanarak benimle ilgili töre, bir kanun, bir kural hükmü konusunda tartıştı. Kimisi bir sanayi kuruluşuna vermeyi, kimisi ise marangozun yanında çalıştırılmamı teklif etti. Tartışmayı dayım kazandı ve beni biraz akıllanırım umuduyla, o dönem Muhsin başkanın başkanlığını yaptığı Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfına (SOGEV) çaycı olarak verdiler. Çaycılık ile başladı onu tanımam… Sonra Başkanım, liderim, büyüğüm aramızdan ayrıldı… Bizlere de O’nun bıraktıklarının üzerine bir tuğla koyabilmek ve O’nun şehadet sürecinde gösteremediğimiz Vefâ üzerine bir yapı oluşturabilmek kaldı …

Okan Tosun’a teşekkür ederiz…

etiketlerETİKETLER

Sıradaki içerik:

ANDA KARDEŞE VEFA DERNEĞİ GENEL BAŞKANI OKAN TOSUN İLE RÖPORTAJ